Tarhana

Tarhana lezzetinin ortaya çıkış serüveni Yavuz Sultan Selim zamanında başlayıp günümüze kadar gelmektedir. 16. yy’dan  günümüze uzanmış bu lezzet, damaklarımıza değdiğinde hala o zamanların tadını bizlere vermektedir.  Yavuz Sultan Selim’in savaş dönemlerinde gittiği çat kapı bir evde, ev sahibinin ikramıyla çorba içmektedir. İçtiği çorbayı çok beğenen Yavuz Sultan Selim çorbanın adını merak edip ev sahibine sorar. Yaşlı teyze ise “dar hana” cevabını verir. Kelime dilden dile değişerek bugünlere tarhana olarak gelmiştir. Özellikle Ege bölgesinde yaygın olarak tüketilen tarhana artık mutfakların vazgeçilmezidir.

Tarhana Nasıl Yapılır?

Kırmızı kapya biber, domates, soğan, maydanoz, sarımsak, nane bu malzemelerin hepsi doğranır. Doğranan bu sebzeler suyla birlikte haşlanır. İçine yoğurt, tuz, un ve ayrıca haşlanmış nohut da eklenerek yoğrulur. Hamur kıvamına gelene kadar yoğurma işlemi devam eder. Yoğrulan tarhana mayalanmak üzere derin bir kaba alınır üstü örtülerek, yaklaşık 10-15 gün dinlenmeye bırakılır. Mayalanan ve dinlenen tarhana temiz bir yere serilerek kurutulmaya gider. Kurutulan tarhana artık ufalanmaya başlar sonra paketlenmeye ve siz değerli tüketicilerimize sunulmaya hazır hale gelir.

Kalite Standardımız

Firmamızın ürünleri arasında yer alan, besleyici ve vitamin deposu olan tarhanamız oldukça hijyenik ortamda hazırlanmış, sizlerin sofralarınıza sunulmak üzere paketlenmiştir. Yöresel olarak Ege bölgesini anlatan bu tat 7’den 70’e, geçmişten geleceğe, ilk defa yiyenlerin tekrar afiyetle yemek istediği vazgeçilmez bir lezzet olmuştur. Siz de bu besin değeri yüksek ürünü deneyimlemek ve sofalarınızdaki lezzeti arttırmak isterseniz web sitemiz üzerinden siparişinizi oluşturabilir güvenle tüketebilirsiniz